Ana Menü

Forum Başlıkları

En Yeni Forum Başlıkları
· Yalandan Kim Ölmüs !
· REFARANDUM
· SOYGUNA HAYIR DE !
· İZ BIRAKANLAR ( Erda...
· Aslanım benim!...
En Fazla İlgilenilen Başlıklar
· İZ BIRAKANLAR ( E... [6]
· BİRAN [6]
· Veli Dayı... [3]
· Bir Eski Zaman K... [3]
· Senin , benim, on... [3]

En Son İncelemeler

Çevrimiçi Kullanıcılar

· Çevrimiçi Ziyaretçiler: 2

· Çevrimiçi Üyeler: 0

· Toplam Üye Sayısı: 101
· En Yeni Üye: can celik

Üye Girişi

Kullanıcı Adı

Parola



Henüz Üye Değil Misiniz?
Buraya Tıklayarak Üye Olabilirsiniz.

Parolanızı Mı Unuttunuz?
Buraya Tıklayın

Anket

Tanımlanmış Anket Bulunamadı.

Kısa Mesajlar

Mesaj göndermeniz için üye olmanız gerekmektedir.

02/09/2010 08:31
Değerli Köylülerimiz, trafik kazasında kaybettiğimiz ve bizi kedere boğan çocuklarımız için 3 Eylül 2010 ( cuma günü ) Köyüzümde 40 yemeği verilecektir. Tüm dostlarımız davetlidir. Yusuf DURGUN

19/08/2010 14:32
20 Ağustos 2010 Cuma Günü saat 12.00-13.00 arası Köyde Okulda babamız İsmail Çelik'in Yedi yemeği vardır. Tüm köylülerimiz davetlidir... OĞLU: Can ÇELİK

17/08/2010 10:24
Köyümüzün Değerli İnsanı İSMAİL ÇELİK Köyde Hayatını Kaybetmiştir. ÇELİK Ailesinin Yakınlarının Ve Köylülerimizin Başısağolsun. DERNEK YÖNETİMİ

10/08/2010 11:23
ZERKYONETİM: Babamız, Dedemiz, Haydar BAYRAK'ın 1. nci ölüm yıl dönümü nedeniyle Natoyolu Cengizhan mahallesinde 15.08.2010 pazar günü saat 13.00 de yemek verilecektir. Herkes davetlimizdir..

06/08/2010 22:15
ZERKYÖNETİM: Köyümüzün önemli isimlerinden, Değerli Büyüğümüz Cuma TUNÇ'un ölüm yıldönümünde 10.08.2010 tarihinde ( Salı Günü ) Saat: 13-14 arası Zerk Köyünde Yemek verilecektir. Herkes Davetlidir

21/07/2010 23:43
ZERKYÖNETİM: trafik kazasında Kızını, Torununu ve Eniştesini kaybeden DURGUN Ailesinin acılarını derinden paylaşıyor, başta Durgun Ailesi olmak üzere tüm köylülerimizin başı sağ olsun diyoruz...

20/07/2010 23:04
Durgun Ailesinin başı sağolsun allah sabır versin

13/07/2010 10:34
DUYURU: Köylümüz Zeynep Karagöllü'ye Allahtan rahmet yakınlarına başsağlığı dileriz..Tüm köylülerimizin başısağolsun... Ankara çaltepe Köyü Derneği Yönetim Kurulu

13/07/2010 10:32
DUYURU: Acı kaybımız Sevgili Yusuf Uçak'ın Ölüm Yıl Dönümü Nedeniyle 17.07. 2010 Cumartesi Günü Saat 13.00 de Köyde Yemek Verilecektir. Bütün köylülerimiz davetlidir.. Ali UÇAK

09/07/2010 18:39
28.05.2010 tarihinde kayıp ettigimiz Sevgili Babamız Süleyman Yenigün 11-07-2010 tarinde 40. yemeği verilercektir. TÜM KÖYLÜLERİMİZ DAVETLİDİR...Ziyar
etçi Defterini Okuyunuz

Başlığı Görüntüle

 Başlığı Yazdır
İZ BIRAKANLAR ( Erdal TUNÇ )
zerkyonetim
#1 Mesajı Yazdır
Mesaj Tarihi 08-06-2010 13:05
Süper Yönetici

Mesaj Sayısı: 15
Katılım Tarihi: 03.01.10

İZ BIRAKANLAR-1


"Her Ölüm, Erken Ölümdür"
Bu sözü birçoğumuz biliriz. Gerçektende şair bu sözü çok doğru söylemiş. Ölüm asla kabullenemeyen bir kayıptır. Hayat mutlaka hep yapacaklar la doldur. Bunları gerçekleştirmeye ne gücümüz nede ömrümüz yeter.

Kişilerin değerlerini yaşarken değil de, kaybettikten sonra daha iyi anlarız. Çünkü o kaybettiğimiz kişinin bizlere yaşattığı güzellikleri devamlı vereceğini düşünerek, hiç önemsemeyiz, ne zaman ki aramızda ayrıldığı zaman, onun bizlere sunduğu imkânları, güzellikleri yaşamadığımız zaman, onu kaybettiğimizi daha iyi anlarız ve eksikliğini hissederiz.

İşte böyle bir kayıp: Zerk'linin "Cuma dayısı" Erdal Tunç. Köyde yaşayanlarımız Erdal Tunç'u mutlaka yakinen tanıyorlardır. Bana onu tanımayanlar "Kimdir bu Erdal Tunç" diye sorarlarsa, benim bir cümle cevabım olur onlara:
-Zerk'in aydınıdır Erdal Tunç..

Erdal Tunç' un farklılıklarını sıralarken hepimizin kafasındaki "Aydın" kavramına ne kadar örtüştüğünü anlayabiliriz.

Erdal Tunç; sözünü kimseden esirgemeyen, cesaretli bir yapıya sahipti. Bu konuda Erdal Tunç ile bir anımı sizlerle paylaşmak isterim. 1993 yılının 4 Eylül günü idi. Malum 37 canımızı kaybettiğimiz Sivas olaylarından 2 ay geçmişti. Cumhuriyet Halk Partisi'nin 4 Eylül toplantısına katılmak için Zerk'ten Sefa'nın minibüsü ile Sivas'a gitmek için yola çıkmıştık. Sivas girişinde Polisler arama noktasında aracımızı durdurdular. Önce kimliklerimizi kontrol ettikten sonra bizlere "Sivas'a niçin geldiniz? Burada gösterimi yapacaksınız? Eğer öyle bir şey yaparsanız sizleri içeri alırım" gibi tehditkâr sözler söylediler! Erdal Tunç polislere aynen şöyle söyledi:
-Ya baba sen böyle önlem alıyordun da 37 kişinin yanmasına neden önlem almadın, şimdide konuşuyorsun...
Bu çıkışında doğru bildiğini kimseden çekinmeden korkmadan söylediğinin sadece bir tanesinin örneği idi.

Erdal Tunç çarpık olaylara, yanlış ve haksız ilişkilere, çelişkilere çok esprili sözlerle yaklaşırdı. Birçoğumuzda bu sözler karşısında hep gülerdik. Aslında bu sözleri güldürmek amacı ile söylemezdi. Orada ki çelişkiyi kendine özgü yaklaşımı ile mantıklı bir şekilde anlattığı zaman espri kendiliğinden doğardı. Aslında her sözleri dinleyenleri gizliden gizliye ince bir düşünmeye yönlendirirdi.

İşte bu esprilerden bir örnek daha: Zerk'te birçokları gece rüyalarında Bekir'leri (Kâhyalar) gördüğünde "o gün olumsuz işler olacağına" inanarak "Bekir'ler bizlere iyi gelmiyor "derlerdi. Erdal Tunç o müthiş zekası ile bunada bir cevap bulmuştu:
-Kışın günü pilavı yer üzerine yatarsanız elbette iyi rüya görmezsiniz...

Karanlıklı Pirzo nun fıkralarını birçoğunu zevkle anlatırdı, anlattıkları fıkraları da o anki konuşulan konulara bağlardı. Bize de hoşluklar yaşatırdı. Bende birçok Pİrzo fıkralarını onun ağzından öğrenmişimdir.

Bu esprili konuşmanın yanında çoğu defada bilgece sözler söylerdi. İşte onlara bir örnek: Ağabeyi Ahmet Tunc'un taziye ziyareti için Kangal'dan Akif Kangal, kardeşleri ve hanımlarıyla birlikte gelmişlerdi. Benimde bulunduğum bu ortamda hep beraber koyu ve güzel bir sohbet başladık. Bir müddet misafirler gittikten sonra evin hanımları "Misafirlere bir şeyler ikram edemedik ayıp oldu. Keşke çay kahve yapsaydık" dediler. Erdal Tunç bunun üzerine şu sözü söylemişti:
-Aslında biz onlara em güzel ikramı yaptık. Çayı kahveyi her yerde içerler ama bu sohbeti her zaman bulamazlar...

Çok yardım severdi köyün tüm imece işlerinde maddi katkı için toplanan paradan kendine düşen payın her zaman üstünde bir miktar ile katılırdı. Ayrıca kalıcı eserler yapmaya çok hevesli idi. Babası Haydar (Veli) Tunç anısına tuz taşı mevkiinde bir çeşme yaptırmıştır. Köyün okulunun önündeki çeşmenin restorasyonunu kardeşi Hasan ile birlikte Ağabeyi Ahmet Tunç anısına yapmışlardır, ayrıca okulun boya, sıva ve her türlü tamir işlerini büyük bir zevkle yapardı.

Erdal Tunç uzun yıllar, Almanya'da çalışmış olmanın ve oradaki iş ve yaşam kültürünün örneklerini yaşamına uygulamaya çalışırdı, bunları da çevresindekilere yılmadan anlatırdı. Kangal Festivali döneminde, Avrupa'dan Kangal'a gelen bir mühendise Almanca Tercümanlık yaptığını Kaymakam'ın takdirini kazandığını ve o yabancı kişiye yardımcı olmanın gururunu yaşardı. Bu konuda bana da "Almancayı unutmamak için, tarlada ve bahçede çalışırken, hep kendi kendine Almanca konuştuğunu" söylemişti.

Kişilere çok değer verirdi, O yaz köye gelmeyen kendince önem verdiği kişiler için, çevresindekilere "Zerk bu yıl çok önemli birisinden mahrum kaldı"diyerek, insanlara vefasızlık yapmamış olur ve insanları değerleri ile çok iyi anlar o insanları da yüceltirdi.

Siyasi görüşü hep ilerici idi, 1950 li yıllarda Zerk'de genellikle çevredeki insanların Demokrat Partili olmalarına rağmen, kendisi ve parmakla sayılacak birkaç aile ile Cumhuriyet Halk Partisini desteklerdi. İsminin Erdal oluşun da babası Haydar Tunç'un İnönü'nün Askeri olduğundan Onun Oğlu Erdal'dan esinlenerek babasının verdiğini söylerdi. Almanya da kaldığı günlerde hep sendikal yürüyüş ve toplumsal gösterilere mutlaka katılırdı.

Erdal Tunç çok ince ve duygu düşüncelere sahipti. Kendisi ile beraber oğlumuz zamanlarda "Sen ne de olsa Mamaş'lısın , hele bize bir Deli Derviş çal da dinleyelim" derdi. Deli Derviş melodik yapısı ile çok yoğun duygu yüklü, çok da ustalık la icra edilen bir ezgidir. Bende hasbel kader elimden geldiği kadar, bu melodiyi çalmaya çalışırdım.

Şimdi daha iyi anlıyorum ki Deli Derviş melodisini o ince naif duyguları ile dinlemeyi seviyordu. Bende bu günler de her seferlerinde Deli Derviş'i çalarken bu güzel melodinin onun ruhu ile kavuşacağına inanıyorum.

Deli Derviş'in tüm içten sıcak duygu yüklü melodileri orada da senin ruhunu dinlendirsin güzel insan ERDAL TUNÇ.
Düzenleyen VeliBayrak Düzenleme Tarihi: 09-06-2010 13:15
 
zerkyonetim
#2 Mesajı Yazdır
Mesaj Tarihi 08-06-2010 13:05
Süper Yönetici

Mesaj Sayısı: 15
Katılım Tarihi: 03.01.10

Sevgili Hüseyin Ağabey,
Bundan böyle Form Sayfasında seninde bir sayfan var..Ben bunu nicedir istiyordum ama bir türlü konuşup karara bağlayamamıştık..Yine konuşamadık ama biz senin ö güzel yazılarını burada bekliyoruz ağabey...İZ BIRAKANLAR başlıklı yazın ( ki bunu 1,2,3 diyede başlıklandırabiliriz sanırım devamıda gelecek ) sonu eksik kalmış ağabey..Sen istersen ( üye olduğun için ) girip orayı tamamlayabilirisn..Yada ziyeretçi defterine gönder ben eklerim...Görüşmek dileği ile ağabey...Eline, yüreğine sağlık...
Veli BAYRAK
 
zerkyonetim
#3 Mesajı Yazdır
Mesaj Tarihi 08-06-2010 13:06
Süper Yönetici

Mesaj Sayısı: 15
Katılım Tarihi: 03.01.10

Sevgili Hüseyin aramiza hos geldin. Özellikle de Cuma kirvemle ilgili o güzel aniyi paylasarak baslaman bizleri daha da mutlu etti."Baba öyle önlem alacaktinda 35 kisi yanarken niye önlem almadin" sözü gercekten hem cesaretiinin bir ürünü hemde bilge kisiliginin. Cogu insan o anda o cevabi bulup yerlestiremez örnegin. Ve ben biliyorum ki Cuma kirvem ile ilgili daha bir sürü ani ve söz var. Bunlari bulup ortaya sen cikarabilirsin. Bizimle paylasabilirsin.Saglicakla kal, görüsmek üzere.

İsmail SARITAŞ
 
AHMET TUNC
#4 Mesajı Yazdır
Mesaj Tarihi 08-06-2010 14:34
Süper Yönetici

Mesaj Sayısı: 8
Katılım Tarihi: 05.01.10

Hoş geldin aramıza güzel insan, hoş geldin.
Amcam Cuma TUNÇ ile ilgili paylaışımın bizi hem onurlandırdı hem de duygulandırdı. Yüreğine sağlık. Bu yazıdaki Sivas olayı protesto yürüyüşüne gidişimizle ilgili bir katkıda ben bulunmak istiyorum: Polis üniversite önünde çevirdiğinde sakın bağırmayın sloğan falan atmayın dedi. Cuma amcamda " ne diyon baba ağızımı kilitleyeceğiz" demişti ve biz gülüşünce poliste bozulup , baş edemeyeceğini anlayınca merkeze mavi araba ilgi anons geçmişti, amcam yine ekledi : " memlekette mavi araba mı yok babam" diye .saygılarımla.
 
bekselvi
#5 Mesajı Yazdır
Mesaj Tarihi 08-06-2010 16:12
Üye

Mesaj Sayısı: 13
Katılım Tarihi: 04.01.10

Sevgili Hüseyin abi,öncelikle seni burada görmek çok güzel ve merhaba .Kaymakam ile mühendis arasındaki tercümanlık olayını bende bizzat Cuma dayıdan dinlemiştim.''Baba koskoca kaymakam olmuş yabancı dil sıfır babam sıfır.kaymakam yabancı dil bilmiyor.Ben mühendis ile Almanca konuştukca kaymakam bey şaşırarak yüzüme bakıyor,bende edemedim mühendisin söylediklerini kaymakama aktardım.bu olaydan kaymakam o kadar çok menmun olmuştu ki diye anlatırdı.Avrupada yabancı dil bilmeyeni kaymakam yapmazlar babam,ne olacak sanki kangal da yapıyorlar der espiri yapardı.Tekrar saygıyla anıyorum cuma dayıyı.
 
Sukru Topkaya
#6 Mesajı Yazdır
Mesaj Tarihi 13-06-2010 18:57
Üye

Mesaj Sayısı: 24
Katılım Tarihi: 23.02.10

Merhaba Sn. Huseyin Cilga. Yazini okudum. Eline ve yuregine saglik. Gercekten cok guzel yazmissin. Rahmetlik Cuma dayiyi tanir gibi oldum. Allah rahmet eylesin. Guzel yad etmissin. Bizim boyle cok degerlerimiz var ve coguda aramizdan ayrildilar. Selam
 
talk talk
kardelen
#7 Mesajı Yazdır
Mesaj Tarihi 20-08-2010 13:53
Üye

Mesaj Sayısı: 1
Katılım Tarihi: 06.07.10

hüseyin amca ben kardelen berk.hani koyde sohbet etmistik ya hatırladın mı?bana yazını vermiştin okudum cok beğendim.ileride köyümüzün sitesinde başka yazılarınıda okumak dileğiyle.hoşçakal.
 
Atlanilacak Forum:
Sayfa oluşturulma süresi: 0.09 saniye
59,430 Tekil Ziyaretçi